3 Nisan 2019 Çarşamba

yazmaya yeltenirken

Sanırım rahatladım.
Güneşin çimlerdeki hali, o içimi ısıtan, kanımı kaynatan resmi çekmişti beni. Önce uzanmak istiyordum. Uzandım. Çimenlerin hafif bir kokusu olsaydı iyiydi. Hayır, belki biraz da soğuk olsunlar istiyordum. Oldular.
Sonra şortumdan kurtulmuş dizlerim tatlı ışıkla sıcak sıcak kaynasın istiyordum. Gölgem karıncalar serinlesin diye düşündüğümü de hatırlıyorum. Kendime fazla değer biçiyordum. Ama şimdi bunların hiçbiri tam anlamıyla olmayınca, çetin, amansız bir kış gününde bulmadım kendimi. Etrafımda yabanın soğuğu yok. Aç ayılar mı? Onlar da yok. Beyazı görmüyorum, etrafımda hiçbir şey yok. Çorak bir toprak, birkaç kaya, bir ağaç, hayır, bir ağacın gölgesi, bir kuş, bir parça ay. Kanım hiç mi hiç kaynamıyor. Öfkeliyim. Ama, rahatladım. Sanırım.

birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi

Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...