30 Aralık 2025 Salı

"2025'in Son Yazısı"

 

 

Yılın sonuna gelmişken, yılın sonuna dair bir yazım olsun istedim. Son zamanlarda buraya pek yazmıyorum. Aslında yazıyorum ama burada paylaşmıyorum. Bu nedenle de başka gözlerin de görecek olması hissiyle bir şeyler yazmak, uzun süredir tatmadığım bir his. Ve elbette, iç gıdıklayıcı bir düşünce. 

Bir süredir yazmak üzerine düşünüyor, araştırmalar yapıyorum. Nasıl geri dönebilirim yahut nasıl olduğumdan daha büyük bir şeye dönüşebilirim. (Yazmak konusunda yani) Elbette klasik cevap “yazarak” oluyor. Aslında işim dahi doğrudan yazmak üzerine olmasına -ve çok yakın gelecekte kaybedecek olmama- rağmen neden bu kadar uzakmışım gibi hissediyorum emin değilim. Tabii 2025 yılında pek yazmadığım bir gerçek…

2025.

Uzun bir yıldı bence. Şimdi yazı düşününce başka bir yıla aitmiş gibi geliyor. Eh, böyle olması mı gerekiyor? Herkes için böyle mi ya da? Uzak olanın bir şekilde parçamız olması hissiyle ne zaman barışabiliriz tam olarak? Bu cevabını bilmek istediğim bir soru. 

Dinlenmiş hissetmiyorum. Dolu dolu bir yıl yaşamış gibi de hissetmiyorum. Tam ortasında dahi değilim, nerede olduğumu bulamıyorum. Bunun yanında, tuhaftır ki, 2025 yılı için belirlediğim hedeflerimin bir kısmını gerçekleştirdiğimi de düşünüyorum. İlk defa böyle hissediyorum. Bu iyi bir şey. Değil mi? 

Sanırım yazacaklarım bu kadar. Yani hiçbir şey. Sadece olsun diye oldurulan tüm işler gibi bu yazı da herhangi bir ruh parçası taşımadan, salt bir görev icabıyla burada asılı kalacak. Yılın sonuna dair. Yıldan bağımsız. Ve anlamsız. Fakat işte, en azından blogumda yılın sonuna dair bir yazı olmuş oldu. 

Belki gelecek yılın sonuna bırakacağım yazı daha anlamlı olur ve iki yazımı karşılaştırarak yıla dair ehemmiyetli analizler çıkarabilirim. 

Kim bilir…

birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi

Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...