Özlem her yanımda. İçimde. Beynimde. Gözlerimin arkasında. Bazen izliyor. Plastik sandalyelerin kırık kolluklarında kendisini buluyor. Sarı otların kolay tutuşması onu korkutuyor. Dalgalar bir ayna gibi, düşmanca, dostça, hoyratça üstüne geliyor. Kaçışıyoruz. Ben. Özlem. Evet, özlem kaçıyor. Kulaklarımda şimdi. Tanıdık bir seste buluyor kendini. Tanıdık bir ses her yerde. Mide gurultusu, içten bir kahkaha, küçük bir kemirgenin zorlukla duyulan hızlı adımlarında.
Kalbim ne ilk ne de son adresi. Vicdan yükü içinde, kasılmalar ve kasılmaları terk ederse diye peyda olan korkular içinde. Özlem de orada. Benden ayrı, benimle. Benim kadar kararsız, benim kadar kadarlı. Ve korkak en az benim kadar.
Dün havluma bir uğur böceği kondu. Elime aldım. Benim üstüme konmuş sayılır mı? Özlem uğur böceğinin beneklerindeydi. Gördüm. Uçmasını istedim. Uçmadı. Üfledim hafifçe, kıpırdamadı. Güçlü üfledim, savruldu. Yere düştü. Uğurum ters teper diye korktum. Belki biri ezerdi? Ben suçlu olur muydum? Özlem ne düşünürdü? Baktım. Orada göremedim. Şimdi sadece uğur böceği vardı. Özlem yerine, içime, iliklerime, şüphenin hemen yanına dönmüştü bile.
Bedenimde daha çok dolaşmasını istediğim zamanlar var. Tırnaklarımın uçlarında dahi hissetmek istediğim zamanlar. Bazen hiç hissetmiyorum. Tedirginlikle arıyorum. Bulamıyorum. Özlem tamamen gittiğinden mi yoksa yeterince anatomi bilgisine sahip olmadığımdan mı bulamıyorum, bilmiyorum. Bazen özlemi bilmediklerimde buluyorum. Bana gülüyor. Gaipten, gelecekten, henüz görülmemiş yıldızların altında, susuzlukla dilenen esintilerin üstünden, zihnimden.
Özlem bir orada bir burada. Benimle ve bensiz. Ruhu dargın. Vurdumduymaz tavırları. Zaman zaman da içten.
Özlem benden nefret etmiyor zannımca. Zamana düşman olduğunu biliyorum gerçi. Zamana ben de düşmanım. Hiç zamana düşman olmayanlardan olmadım. Özlemden benim olduğu için mi hasımlarıma hasım?
Bu dünyada benim olan ve benim olmayanlarla yaşadığımı biliyorum. Vaktiyle benim olup da kaybettiklerimden de haberdarım. Kaybedilenler arasındakileri hiç unutmuyorum. Özlem kaybedilenler arasında değil. Olmasını çok isterdim.
Özlem yanımda. Yazdıklarımı okuyor. Bir an sonra gidecek. Tekrar geleceğini biliyorum. Günler gelip geçecek, hava soğuyup, bulutlar hakimiyetini ilan edecek. Sonra yağmur yağacak. Yağmurdan sonraki karı beklerken, farkında olmadan özlemi de bekleyeceğim. Gelip gelmeyeceğini bilgisine şimdi sahip olmadığım gibi o zaman da sahip olmayacağım.