Umut tuhaf bir şey.
Her halde hakkında bu kadar farklı düşünülen az şey vardır. Kimine göre yaşam sebebidir, kimine göre çileyi uzatır; kimine göre her zaman olması gerekir, başarıya ulaştırır, kimine göre gereksizdir, hayal kırıklığına uğratır ve öyle ki, gerçekçilikten uzaklaştırır.
Her halde hakkında bu kadar farklı düşünülen az şey vardır. Kimine göre yaşam sebebidir, kimine göre çileyi uzatır; kimine göre her zaman olması gerekir, başarıya ulaştırır, kimine göre gereksizdir, hayal kırıklığına uğratır ve öyle ki, gerçekçilikten uzaklaştırır.
Yaşı
geçkinler için umut etmek daha zordur, onlar umutla küsmüşlerdir. Gençler ise
yeni tanışmıştır. Umut onlara güç verir, eski başarısızlıkları hatırlatmaz.
Gerçeği kaçırmaları mümkündür tabii; fakat bu kötü bir şey değildir.
Gerçek
bize ne vaat ediyor? Geri çekilmelerden, korkulardan, umutsuzluktan başka?
Gerçek bize kendini değiştirmemeyi vaat ediyor. Suratımıza sertçe vuruyor, bizi
sarıyor, hareket etmemizi ve bir noktada nefes almamızı, yaşamamızı engelliyor.
Oysa gerçek değiştirilebilir. Bunu da sadece umut sağlar.
Umut
edin, asla küsmeyin. Çünkü bir şeylerin değişme ihtimali her zaman var. O ihtimal
ne kadar küçük olursa olsun ve kaçıncı denemede gerçekleşirse gerçekleşsin, ona
ulaşmamızı sağlayacak olan umuttur.
Ölürken,
hemen o son saniyede dahi, yaşamak umudundan vazgeçmemek, en soylu erdemdir.