Gecelerin benimle derdi ne? Neden uykusuzum ve neden havlıyor köpekler? Uzaklarda, belki bir arka mahallede, bir binanın hiç temizlenmeyen arkasında; belki de açıklıkla, sokakların en ortasında, sokakların her yerinde; belki de yollarda, arabaların kornalarının ucunda, tren raylarının üstünde durmuş bir şekilde havlıyorlar. Neden?
Ve o havlamalar bana yalnız olmadığımı hatırlatıyor. Orada bir yerde bir şeyler var ve burada bir yerde de ben varım. Eksiğim biraz ama varım. Ayrıca kırgınım. Uykusuz kaldığım bu gecelerde kızgınım. Hatırıma olmadık şeyler geliyor. Gecenin işi işte bu; anılarımı taciz ediyor. Ve ben otururken yalnız ve sessiz, gece beni rahat bırakmıyor. Beni korkutuyor, üşütüyor. Ne zaman gözlerimi kapatsam orada oluyor. İşte şimdi de burada. Hemen yanımda, hemen uzağımda. Bana gülüyor, alay ediyor. İşte oturuyorum burada, yazıyorum, düşünüyorum; aslında kaçıyorum. Ama arkamda o, hissediyorum. Başka ne hissediyorum? Sorumluluklarımın altında ezilirken içimde büyüyen isyan ateşlerini hissediyorum. Ne hissediyorum? Bir sitem hissediyorum. Topluma karşı, güzele karşı, çirkine karşı, yalnıza, yalnız olmayana karşı, kendime karşı. İçinde bulunduğum durum... Neden bu duramdayım? Ve neden kurtulamıyorum? Buna sitem ediyorum. Ama kime?
Demiştim aslında ama özet geçeyim; dinleyene. Dinleyen varsa tabii, ama endişeye gerek yok. Gece her daim dinleyenini getirir; getirmezse dahi kendisi dinler. Acı çekişleri dinlemek de hoşuna gider gerçi. Gecedir çünkü o, başka türlü davraması hamurunda yoktur.
Ondan yeterince konuştuk, işimize bakalım. İşimiz mi?
İşimiz işte.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi
Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...
-
Akşamüstü. Cuma yahut perşembe. Saat neredeyse altı olmuş. Mesai bitmemiş ama bitirdim. Yerimden kalktım, vedalarımı ettim, asansöre yöneldi...
-
Sanki bir şey olacak. Sanki bir esinti, belki bir titreme olacak. Bir şey hissedeceğim. Beklediğim türden. Sanki bir elimi kaldırsam, rüzga...
-
Özlem her yanımda. İçimde. Beynimde. Gözlerimin arkasında. Bazen izliyor. Plastik sandalyelerin kırık kolluklarında kendisini buluyor. Sarı ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder