Birdenbire, işte, oradaydım. Yine o sert, soğuk ve can
sıkıcı rüzgâr vuruyor yüzüme. Denizden aldığı tüm öfke, gizem, heyecan içime
akıyor. Hayaller alemine dalıyorum, çok önceleri, yıllar öncesi gibi, her zaman
yaptığım gibi. Cesurum. Korkusuzum. Meraklı mıyım? Dalmak mı istiyorum? Kendim
olmadan geçirdiğim saatler beliriyor o denizde, hemen orada, elli metre kadar
önümde, dar bir kıyı şeridinin hemen ardında. Kendimi bekliyorum. Kanım
hızlanıyor, kalbim yönlendiriyor. Fakat zihnime ulaşamıyorum, düşüncelerim
benden kaçıyor, sadece hayaller var şimdi. İşte, yine oradayım. Oradan hiç ayrıldım
mı? Karşıda, denizin bittiği yerde yükselen kara ve onu aşan dağların ardında
mavi bir güneş gülümsüyor. Neden her zaman orada olduğunu merak etmiyorum, onu
ilk defa fark ediyorum. Biraz sonra ise unutacağımın farkındayım. Unutmak istiyorum.
Yine o rüzgâr suratıma vururken bu kez anılar içime akıyor. Denizin anıları,
benim anılarım, başkalarının anıları. Sessiz bir dinginlik içindeymişim gibi
geliyor, ama denizle aramda, kıyıdan daha yakın bir mesafede delice sallanan
ağaçlar bana hatırlatıyor; o haşin ses nerede? Savrulmanın, çaresizliğin sesi.
Diz çökmenin ve öylece kalmanın sesi. İşte, yine oradayım. Rüzgâr her zamankinden
sert. Deniz tanıdık değil, unuttuk birbirimizi. Ardında güneş var, mavi mavi
parlıyor. İlk defa fark ediyorum onu. Unutacağım hemen sonra, biliyorum.
Unutmak istiyorum.
4 Aralık 2018 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi
Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...
-
Akşamüstü. Cuma yahut perşembe. Saat neredeyse altı olmuş. Mesai bitmemiş ama bitirdim. Yerimden kalktım, vedalarımı ettim, asansöre yöneldi...
-
Sanki bir şey olacak. Sanki bir esinti, belki bir titreme olacak. Bir şey hissedeceğim. Beklediğim türden. Sanki bir elimi kaldırsam, rüzga...
-
Özlem her yanımda. İçimde. Beynimde. Gözlerimin arkasında. Bazen izliyor. Plastik sandalyelerin kırık kolluklarında kendisini buluyor. Sarı ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder