19 Aralık 2018 Çarşamba
oydu
Krem renginde sıradan duvarlar, eski bir dolap, içi zorla doldurulmuş, iki yatak, biri dolu, eskimiş ve birbirinden farklı halılar, yerde, uyumsuz, rahatsız bir masa, öylece durmuş. Oda böyleydi. Sıkıcıydı. Sessizdi. Oda, oydu. Eskimişti, temiz kokması tuhaf gelirdi. Tek bir lambası vardı, ölmüşçesine sallanan, etrafı pislik tutmuş. Pislik, oydu. Tuhaf gelirdi duvardaki nemli harita. Karası yoktu. Kokusuz olması saçmaydı. Koku, oydu. Yerinde durmaktan kesinlikle kaçınan çarşaf, onun üstüne düşen ışıklar, ışıkların kaynağı gece lambası ve havada süzülen toz parçaları rahatsız ederdi onu. Rahatsızlık, oydu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi
Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...
-
Akşamüstü. Cuma yahut perşembe. Saat neredeyse altı olmuş. Mesai bitmemiş ama bitirdim. Yerimden kalktım, vedalarımı ettim, asansöre yöneldi...
-
Sanki bir şey olacak. Sanki bir esinti, belki bir titreme olacak. Bir şey hissedeceğim. Beklediğim türden. Sanki bir elimi kaldırsam, rüzga...
-
Özlem her yanımda. İçimde. Beynimde. Gözlerimin arkasında. Bazen izliyor. Plastik sandalyelerin kırık kolluklarında kendisini buluyor. Sarı ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder