Hayatımız döngülerden ibaret. Bir isteğin bir başkasının
yerini alması, alırken ise belki de merhamet edip, o eski isteği tamamen
öldürmemesinden kaynaklı döngüler… Granitza’nın boyunda koyun gütmek isterken,
anlamsız bir teknoloji buhranı içinde kendini bulmak tamamen bundan. Doyumsuz
açlık. Evet, her şeyin sorumlusu bu. Her şey açlığın suçu. Ve ben bunu hiç mi
hiç sevmiyorum.
Açlığın yöneldiği hedefler sonsuz; açlık da öyle. Açlık her
yerde. Uykuda, düşünde, düşüncende, sevgilerde ve nefretlerde. Soğuk kanlı bir
sapık. Katil. Yufka yürekli bir düşman. Şayet olmasaydı böyle, çoktan her şey
bitmişti. Nitekim isteğimin bu olduğunu şükür ki çok geç olmadan fark
edenlerdenim.
Tüm bu… Döngüler, açlığın peşinde debelenmeler fazlasıyla
yorucu. Sabit, saf bir mutluluk ne yazık ki kaybedilenlerden. Aramak anlamsız.
Zamanın geçmesini durdurmayı istememek isterdim. Bu açlıkların en fenası.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder