"Sanki yürümekten bezdiğim bir yolun üzerindeyim. Öylesine sıkılmışım ki ne yaptığımı kontrol edemiyorum. Öylece yürüyorum. Ne zaman sıkıldığımı, yolun neresinde bu denli yorulduğumu hatırlamıyorum. Ve hatırlayamadığım için de hislerime güvenemiyorum."
Sözlerinin bir ağırlık taşıyacağını düşünmüş, fakat yanılmıştı. Umursamadı Kont Feärd, devam etti:
"Son zamanlarda konuşacak kimse bulamıyorum. Nereye baksam anlamsız yüzler görüyorum. Yoruldum. Kaç defa söylemem gerek, bilmiyorum. Tanrımız ne zaman çağrımı duyacak ve bu anlamsız yaşamım son bulacak? Artık tüm düşüncelerim bu soru üzerine şekilleniyor. Anlıyor musun? Beni istemediğim bir savaşın içine çekiyorlar. Kan arzum yiteli çok oldu. Üstelik genç de değilim artık, kan akıtabileceğimi sanmıyorum. Ne yapmalıyım? Onurlu bir ölüm mü bekliyor beni çayırlarda? Yoksa namussuz bir zehir mi olacak sonum?"
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi
Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...
-
Akşamüstü. Cuma yahut perşembe. Saat neredeyse altı olmuş. Mesai bitmemiş ama bitirdim. Yerimden kalktım, vedalarımı ettim, asansöre yöneldi...
-
Sanki bir şey olacak. Sanki bir esinti, belki bir titreme olacak. Bir şey hissedeceğim. Beklediğim türden. Sanki bir elimi kaldırsam, rüzga...
-
Özlem her yanımda. İçimde. Beynimde. Gözlerimin arkasında. Bazen izliyor. Plastik sandalyelerin kırık kolluklarında kendisini buluyor. Sarı ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder