12 Ekim 2018 Cuma

mimas - ıv


Yılların ardında, soğuk Güneş yok olmadan ve pınarlar kurumadan hemen önce, eskimiş,  antik sayılan bir uzay gemisi dünyanın yörüngesinde asılı kaldı.

Çiziklerle dolu kalın camın ardından görülen metalik dünya, aldığı soluk ışıkları geri yansıtıyor, onun güzel zamanlarını hiç görmemiş olan mürettebata veda ediyordu.

Kaptan Mimas, elinde içeceği, çektiği sandalyenin yanında öylece oturmuş, dünyaya kederle bakıyordu. Bunu biraz tuhaf bulmamak elde değildi. Kaptan Mimas, güzelliğe pek değer vermez, ölümden etkilenmezdi. İnsanlığa bir an için yuva olmuş bu metallere sarınmış gezegen hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. Üstelik soyunda dünyada yaşamış kimse de yoktu. Yine de, işte, orada oturmuş kederle dünyayı seyrediyordu.

Bunun sebebi neydi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

birtakım iç dökmeler ve bahçe hortumu öykünmesi

Kendimi bildim bileli bir takım sıkıntılarım var. Psikolojik. OKB. Bu cümle biraz tuhaf oldu. Pek içime sinmedi. Sanki biraz gerçeği... eksi...