ne çiçeklerden bahsetti
ne tohumlardan
mazotu bitmiş traktörü görmeseydik
sürülmemiş tarlarlar da ırakta,
avare gezecekti,
hiç bilmeyecektik.
o zaman,
kara çizmesine doğuma aç topraklar
bulaşmadan
çalı, taş, diken çizmeden pantolunu;
aşık oldum
ve başka hiçbir tarlada
böyle bir çiçeğin boyvermeyeceğine
inandım.
inanışları sorgulamadım,
çiftçilik, devrim, tarım, sokaklar,
hepsi anlamsız kaldılar,
hepsini yuttum,
aş ve iş peşinde koşan bedenim,
ruhumdan ayrı düştü,
gönlü ırak düşmüş iki dosttan hallice kaldılar.
şimdi bir tekerlek gibi, inançsız,
dönüp duruyorum o tarla senin bu tarla benim,
ekilen çiçekler,
hasat görmeyecek domatesler,
ve arkalarına sığınan, köşe bucak kaçanlar,
solucanlar,
ezildiler aldımda,
bükük boyunlarıyla şahitlik etsinler istedim.
yolun engebesi,
uzakta, yeni bir doğumun peyda olduğu zarif bir evde,
belki daha güzel bir çiçek boyveriyor şimdi,
çiçekli penceresinde o evin,
belki sulanmaya ihtiyacı var,
tekerlerim dönerse şayet,
çorak tarlaları bırakabileceksem bir gün,
yüksünmem,
gücenmem,
üşenmem,
hayat silsilesinde, sert rüzgara karşı
direnecek yeni çiçeklere,
su taşır,
onlara hayat veririm.
ah, tekerlerim dönse keşke.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder