-Adamın biri, her gece uyumadan önce, eski odasının penceresinde güneşi bekleyen, yapmak istediği ama yapamadıklarının anılarıyla dolu saksıları sulardı. Bunu ölene kadar yaptı.
-Güneşin hiç doğmadığı, fakat doğduğuyla ilgili hikayelerin anlatıldığı bir kasabada, yakamoz resmi çizecek bir çocuk doğdu.
-Ölüm, ilk sonbaharın dalından söktüğü sarı yaprağın üzerinde, sessiz bir çığlık atarak doğdu.
-Ilık bir yaz akşamı yıldızlar dans ediyor, ağaçlar şarkı söylüyor ve ihtiyar bir kaplumbağa katıla katıla gülüyordu.
-Ağlayan yaşlı bir kadının anılarla ıslanmış gözyaşlarında, genç bir kadın kahkahalarla gülüyordu.
-Son insanın öldüğü bir sabah vaktinde, dünya, hüzünlü bir gülümseme bahsetmiş güneşe.
-Çamaşır asmaktan çok hoşlanan bir adam, sürekli çamaşır asıyormuş. Günün birinde ise artık çıplak dolaşmaya başlamış.
-Taşın üstündeki bir kurbağa içli içli vıraklamış, ırak diyarlarda bir yıldız kaymış ve geceyi bir kahkaha doldurmuş.
-Hep bir elma yemeyi düşleyen bir adam, elma yiyemeden ölünce; onu, bir elma ağacının altına gömmüşler.
-Yalnızlığın doldurduğu bir odada, eski bir sallanan sandalye, ölümü beklerken gıcırtılarla sallanıyormuş.
-Günün birinde adamın biri, ovduğu bir lambadan çıkan cinden bir dilek hakkı istemiş. Cin, bu mütevazı isteğe hayır dememiş ve adamın dileğini sormuş.
Adam coşkuyla dileğini bağırmış:
“Bacağımın kopup bir erkeğe dönüşmesini ve beni sevmesini istiyorum!”
-Tanrının dostu insan, bir gün ona yalvarmış.
"Yalnız olmak ve bundan keder duymamak istiyorum!"Tanrı gülümsemiş.
"Ama bu imkansız, küçük dostum."
Tanrı dostu öfke ve acıyla sormuş.
“Senin için bile mi?”
-Sadece en karanlık düşlerde eline kalem alabilen bir şair, bir zaman sonra kendini kabuslar yaratırken bulmuş.
-Ölmek üzereyken rüya alemine dalan bir ihtiyar, sonsuza kadar kabus görme arzusu duymaya başlamış.
-Kirpinin teki, hiçbir sebep yokken masum bir fareyi öldürmüş. Ardından, bu cinayetten dolayı vicdan azabı çekmeye başlayınca fare adaletine teslim olmuş.
-Bir pazar günü ekmeğimi çalmaya çalışan iki karıncadan birini öldürüp diğeriyle de evlendim. Ben bir pisliğim.
-Kirpinin teki, hiçbir sebep yokken masum bir fareyi öldürmüş. Ardından, bu cinayetten dolayı vicdan azabı çekmeye başlayınca fare adaletine teslim olmuş.
-Bir pazar günü ekmeğimi çalmaya çalışan iki karıncadan birini öldürüp diğeriyle de evlendim. Ben bir pisliğim.
-Zamanın birinde, idam edilmek üzere olan bir adam, birdenbire gardiyanlardan kurtulmuş ve “Hayır, HAYIR!” diye bağırmış. Ardından kalabalığın şaşkın bakışları önünde celladın baltasını kapıp kendi göğsünü yarmış ve içinden çıkardığı kalbini gülerek yemiş. Bu hikaye asırlarca çocukların en sevdiği hikaye olmuş.
-Eskimiş tabelaya yeni yapıştırılmış bir reklam: KİRALIK BOYUN!
Not: Pranga izleri kazınarak çıkarılmıştır.
-“İnsanlar! İnsanlar! İnsanlar!” diye bağırıyordu adamın biri.
Gecenin karanlığında avare bir şekilde dolaşırken ve kaybolmak üzereyken, sırtından fırlamış bir elin karnından çıkan başka bir eli sıktığını gördü.
Adam kaybolduktan sonra ise sesi gelmeye devam etti:
“İnsanlar! İnsanlar! İnsanlar!”
Gecenin karanlığında avare bir şekilde dolaşırken ve kaybolmak üzereyken, sırtından fırlamış bir elin karnından çıkan başka bir eli sıktığını gördü.
Adam kaybolduktan sonra ise sesi gelmeye devam etti:
“İnsanlar! İnsanlar! İnsanlar!”
-Gitme vaktiydi, gece yarısını geçeli çok olmuştu;
artık canavara dönüşmüştü ve geri dönüş yoktu.
artık canavara dönüşmüştü ve geri dönüş yoktu.
-Ölümün soğukluğunu hissettiğimde üstüme bir hırka aldım; bunun ölümü engelleyeceğini düşünüyordum. Yanılmışım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder